"Lojistik, bir mühendislik işidir, her attığınız adımın hesaplarını yapmalı ve sonuçlarını görebilmelisiniz"
Endüstriler orası bir sektör olarak iş dünyasının vaz geçilmezi "Iojlstik" sektöründe (aaliyet gösteren fırmalar globalleşen rekabet dünyasında ayakta kolobilmek ve müşterilerine yenı çözümler sunabilmek için zamanla yarışıyorlar. Özellikle Türkıye'nın sahip olduğu coğrafık konum, Türk lojistik fırmalannı daha stratejik düşünmeye ve daha büyük yotınmlar yapmaya zorluyor. Geleceğı öngörme konusunda sıkıntı çeken daha doğrusu sıkıntı çektirilen Türk lojistik sektörü, var olon eko sistemi
ve yatırımlarını büyütmek içın bir taraftan sektörü doğru tanıtabilmek bır taraftan devletin yasal yönetmelikler konusunda üzerine düşeni yapması ıçın atılımlar yaparak sektörü her geçen gün bıraz daha büyütüyor. işte bu fırmalordon biri; Sertrans. Küçük ölçekli bır firma olarak başladığı yolculuğunda holdingleşmeye doğru giden Sertrans'ın 10jlstik (aaliyetleri ve proJelen hakkında bilgı olmak ıçın Sertrans Operasyon Dırektörü Cengiz Ceylandağ ile konuştuk. . .
Öncelikle Sertrans'ın Türkiye'deki ve uluslararası pazardaki faaliyetleri hakkında bilgi almak isteriz?
1989 yılında kurulan Sertrans, şu an lOO'den fazla araç filosuyla müşterilerine Fransa. ispanya, italya, Portekiz. Benelüx Ülkeleri. Almanya. ingiltere. Bulgaristan, Romanya. Fas. Tunus ve Cezayir başta olmak üzere birçok ülkeye komple ve parsiyel karayolu taşımacılık hizmeti sunuyor. Hava ve deniz yolu taşımacılığında 16 ülke, 330 firmanın ve 65 üyenin bulunduğu World Cargo Alliance (WCA) üyesi olarak tüm dünya ülkelerine hizmet veriyor.
iştirak kuruluşlarından biri olan RAYSER firması ise 130 adet kapalı tip vagonlanyla demiryolu taşımacılığında hizmet veriyor. Sertrans, uluslararası karayolu taşımacılığı faaliyetiyle iş hayatına başladı ve şu an için ise holding olma yolunda. . . Grup şirketleri ile sektörde kara. hava. deniz ve demir yolu taşımacılığı hizmetleri yanında depolama, depo içi katma değerli hizmetler. gümrükleme. sigorta ve yurtiçi dağıtım hizmetleri veren bir şirketler grubu haline geldi.
Global alanda faaliyet gösteren şirketlerin lojistik konusunda karşılaştıkları zorlukların genellikle gelişmekte olan ülkelerin pazarlarında ortaya çıktığı söyleniyor. Bu tür pazarlardaki altyapı eksikliği çoğu zaman bilginin olmayışı ve ekonomik olarak ortaya çıkarmaktadır. Türkiye penceresinden bakacak olursak, bu tabloyu nasıl yorumlamak gerekiyor. Lojistiği bu tabloda nereye yerleştirmek gerekiyor?
Gelişmiş ülkelerdeki işgücü maliyetinin yüksek olması nedeniyle, üretim maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelerde yatırım şirketlere daha cazip hale geliyor. Ancak gelişmekte olan ülkelerde birçok altyapı sorunu olması nedeniyle yatırımı yapan firmalar faaliyetlerinde birçok zorluklar ile karşılaşıyor. Bunların başında eğitimli ve kaliteli insan gücü, ülkenin altyapı sorunlan, Iojistik hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için modem depolama alanları ve dağıtım kanaııarına sahip olmak, başlıca sayacağımız unsurlardır. Bunların yanında o ülkenin kültürü ve iş yapış şekiııeri de etken.
Türkiye'de ise eğitimli insan gücü sorunu çözülüyor. Çok genç bir nüfusa sahibiz ve her sene binlerce genç üniversitelerden mezun oluyor. Şimdi bu kişilerin sektörlerde çalışarak deneyim kazanması, bilgi ve tecrübelerini Türkiye'ye katkı olarak sağlamaları gerekiyor.
Türkiye'de lojistik sektöründe de altyapı sorunları var.Yurtiçinde tüm taşımacılık ağırlıklı olarak karayollarından sağlanıyor. Verilere göre yurtiçi taşımanın %94'ü karayolu ile yapılıyor. Limanlarımızın ve demiryolu ağının geliştirilerek etkin olarak kullanılmasının sağlanması gerekli. Son yıllarda bir depo enflasyonu var. Ancak depolar yapılırken, tasarıları yapılacak işe uygun olarak düşünülmüyor. Bu durumda da mevcut depoların verimli ve etkin kullanılması mümkün olmuyor. Tabii ki, bu da işlerini out source eden firmaların beklentilerini ve ihtiyaçlarını bilmemekten ve yapılacak işin bilgisine sahip olmamaktan kaynaklanıyor. Lojistik aynı zamanda bir mühendislik işidir; her attığınız adımın hesaplarını yapmalı ve sonuçlarını görebilmelisiniz.
Bugün sektörde fiilen bulunmayan ancak depo yatırımı yaparak lojistik firmalarına kiralamayı düşünen yatırımcılar lojistik ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadığından yapılan depolar genelde lojistik hizmetlere uygun olmuyor. Bu tür depoların değerlendirilmeye çalışılması ise operasyonel sıkıntılar doğuruyor ve otomatik olarak lojistik süreçlerini etkiliyor. Yapılacak doğru yatırımlar ve geliştirmeler Türkiye'yi özellikle coğrafi konumu nedeniyle bir lojistik üs haline getirecektir. Biz ise bu sıkıntıların farkında olarak attığımız her adımı hesap ederek geleceğe yatırım yapıyoruz.
Bir on yıl öncesine baktığımızda lojistik denilince insanların aklına çok fazla beyin gücü gerektirmeyen ve sadece bugün sektörde fiilen bulunmayan ancak depo yatırımı yaparak lojistik firmalarına kiralamayı düşünen yatırımcılar lojistik ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadığından yapılan depolar genelde lojistik hizmetlere uygun olmuyor. Bu tür depoların değerlendirilmeye çalışılması ise operasyonel sıkıntılar doğuruyor ve otomatik olarak lojistik süreçlerini etkiliyor.
nakliye-dağıtım olarak algılanıyordu. Fakat son yıllarda oldukça komplike ve yüksek beyin gücü gerektiren bir sektör haline geldi. Ne oldu da lojistik bu kadar farklı bir boyutta algılanmaya başlandı?
Öncelikle o dönemlerdeki hatta önceki dönemlerdeki iş yapış modellerine bakmamız gerekli. Şu an için zamanında sadece uluslararası taşımacılık yapan firmalar artık kimlik değiştirerek bir lojistik firması haline geliyorlar. Geçmişte müşterilerinin sadece taşımalarını veya gümrüklemesini yapan firmalar, globalleşen dünyada artan rekabet sonucu bir kısım işlerini outsource etmek isteyen firmaların ihtiyaçlarını karşılamak için depolama, yurtiçi dağıtım gibi işlere girmek ihtiyacı duydular.
Ancak lojistik bahsettiğim gibi bir mühendislik işi ve tedarik zinciri halkaları arasında vereceğiniz hizmetlerin tümünü iyi hesap etmeli, ona göre tasarlamalı ve en önemlisi zincirin tümünü görerek hareket etmelisiniz. i O yıl ve öncesi yapılan iş modellerinde bu tür bir bakış açısı yoktu. Şu an bu bakış açısına sahip olmadan, ne müşterinize hizmet götürebilirsiniz ne de geleceğinizi planlayabilirsiniz.
Taşımacılık ve lojistik sektörü arasındaki kilit önemi nasıl yorumluyorsunuz? Lojistik ve tedarik zinciri ağında taşımayı nerede konumlandırmak gerekir? (taşıma uygulamalarının ayırt edici rolü nedir?)
Aslında taşımacılık; lojistiğin depolama, gümrükleme, tedarik, stok takibi gibi işlevlerinden sadece bir tanesidir ve ürettiği istihdam, ciro ile de en önemlilerinden biridir. Bir ürünün üretilmesi ve iyi pazarlanması yeterli değildir. Önemli olan o ürünü zamanında doğru taşıma şekilleriyle nihai noktaya ulaştırılmasıdır.Aynl şeyler, üretime girecek hammadde veya yarı mamul ürünler içinde geçerlidir. Bu kritik sürecin, artık
Yatırımların belirlenen lojistik ihtiyaçlara göre yapılması çok önemli. Bugün uluslararası çalışan firmalar depolama alanlarının tasarımını lojistik sağlayıcılar ile beraber yapmak istiyorlar. Çünkü doğru yapılmayan bir yatırım gelecekte artan rekabete uyum sağlayamayacak
stok maliyetini üstlerine almak istemeyen üretici ve satıcı firmalann talepleri doğrultusunda, önceden çok iyi planlanması ve yönetilmesi gereklidir. Bu süreçte olabilecek bir aksama bir ürünün rafta bulunabilirliğini etkileyerek satış kayıplarına neden olacaktır.
Taşımacılığın diğer bir önemi ise üretici veya satıcı firmalann kendi planlanndan kaynaklanan gecikmelerin iyi yönetilmiş bir taşımacılık süreci ile ortadan kaldınlmasıdır. Buna ömek olarak, Sertrans'ın müşterilerine sunmuş olduğu Day5Done hizmet ürününü gösterebiliriz. Şu an bu ürünümüzle müşterilerimize, yük tonajı ne olursa olsun; Fransa, ispanya, Belçika ve italya'da 5 günde parsiyel taşımacılık hizmetini sunuyoruz. Bu tür hizmetler taşımacılığın yeri geldiğinde ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.
Taşıma ve lojistik rekabet avantajı konusunda firmalara nasıl bir katma değer yaratıyor?
Şunu kesinlikle bilmeliyiz ki, artık rekabet tedarik zincirleri arasında yaşanmaya başlandı ve gelecekte bu rekabet artacak. Lojistik bir ürünün üretilmesi ile satıldığı nihai nokta arasındaki tüm akışı yöneten ve bir şirketin karlılığını etkileyen bir süreç. Gelecekte buna gerekli önemi veren ve bu yönde planlamalarını yapan firmalar ayakta kalacak. Bu nedenle firmalar hem kendi gelecek yaşamlannı garanti altına almak hem de rekabetçi olabilmek için lojistik süreçlerini planlamalı ve yönetmelidirler. Gelecekte kazananlar bu tedarik zincirleri içinde verimli iş ortaklıklannı kuranlar ve yönetenler olacak. Sertrans olarak bu gelişimin farkındayız ve lojistik süreçler konusunda müşterilerimize danışmanlık hizmetleri vererek gelecek planlarının oluşturulmasında etkin roloynuyoruz
Devletin taşıma ve lojistik konusuna yaklaşımı, desteği veya uyguladığı politikalar konusunda neler düşünüyorsunuz?
Lojistik sektörü, dünyada genetik bilimi ve bilgi teknolojileri ile beraber hızla gelişen üç sektörden biri. Bu konuda lojistik sektöründe hizmet veren firmaların kendilerini geliştirmeleri ve yatırım yapmaları kadar devletimizin de - özellikle ülkemizin bulunduğu konum itibari ile - ülkenin alt yapısını, gelişen lojistik ihtiyaçları karşılayacak şekilde planlamalı ve yatırımlar yapmalı.
Daha öncede belirttiğim gibi, yurtiçi taşımaların %94'ü karayolu ile yapılıyor. Bu da tüm yatınmların ağırlıklı olarak karayollannın geliştirilmesine yönelik yapılıyor. Demiryolu hatlarımızın geliştirilmesi ve her bölgeye uzanacak bir demiryolu ağının kurulması gerekli. Üç tarafı denizler ile çevrili bir ülke olarak limanlanmızın kapasitesi yeterli değiL. Bu konu yıllardır söyleniyor, yapılan yatınmlar var ancak hala yeterli düzeyde değil.
Türkiye'nin çevre komşulanna baktığımızda 300-400 milyon insandan bahsediyoruz. Böyle bir nüfusun globalleşen dünyada tüketimini ve bu tüketime göre oluşacak lojistik hizmet ihtiyaçlannı düşündüğümüzde, ülke olarak geleceğe fazlasıyla hazır olmamız gerekli. Gümrüklerimizdeki işleyiş AB ile karşılaştırdığımızda oldukça yavaş. Lojistikte hız her noktada çok önemli bir unsurdur.
Lojistik bir ülkenin gelişiminde bir lokomotif görevi görüyor çünkü harekete geçirdiği ve yarattığı birçok sektör oluyor ve istihdamın artmasını sağlıyor: Uzmanlara göre üretilen
1 usd'lik bir malın 25 sent'i lojistiğe gidiyor: Dünya ticaret hacmine baktığımızda, bu rakamın bir ülkenin gelişiminde ne kadar önemli olduğu ortada. Türkiye'nin dünya lojistik pazarında, şu anki durumdan çok daha fazla payalması gerekiyor: Devletimiz, ülkemizin gelecek lojistik ihtiyaçlarını çok hızlı bir şekilde belirlemeli ve ülke yatırımlarını bu doğrultuda planlamalı.
Türkiye'deki taşıma ve lojistik sektöründe yaşanan en kritik sorunlar nelerdir? Özellikle taşıma ve lojistik alanında faaliyet gösteren şirketlerin karşılaştıkları riskler nelerdir?
Lojistik bir ülkenin gelişiminde bir lokomotif görevi görüyor çünkü harekete geçirdiği ve yarattığı birçok sektör oluyor ve istihdamın artmasını sağlıyor: Uzmanlara göre üretilen 1 usd'lik bir malın 25 sent'i lojistiğe gidiyor: Dünya ticaret hacmine baktığımızda, bu rakamın bir ülkenin gelişiminde ne kadar önemli olduğu ortada. Türkiye'nin dünya lojistik pazarında, şu anki durumdan çok daha fazla payalması gerekiyor: Devletimiz, ülkemizin gelecek lojistik ihtiyaçlarını çok hızlı bir şekilde belirlemeli ve ülke yatırımlarını bu doğrultuda planlamalı.
Şu an sektörde sadece kendi araçları ile uluslararası taşıma yapan 1200 kadar uluslararası nakliye ve 1200 kadar da forwarder firma mevcut.Türkiye'de lojistik payının 30 milyar dolar olduğu ifade ediliyor: Şu anda bu değerlere ulaşıimış değil çunkü firmalar henüz dış kaynak kullanabilecek işlerin tamamını profesyonellere aktarmış değil.
Uluslararası taşımacılık sektöründe çok sayıda firma olması, fiyat rekabetini hizmet kalitesinin önünde tutuyor: Yurtiçi taşımalarında ise AB uyum süreci içerisinde hayata geçirilmesi gereken yeni kanuni düzenlemeler mevcut. Ancak karayolu yönetmeliğinin yayınlanmasına rağmen yeterli denetim yapılmadığından dolayı uygulama sağlanmadı. Ancak yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi çok önemli. Uluslararası nakliyecilerin AB'deki nakliyeciler ile aynı şartlara sahip olması gerekli. Her sene yaşanan belge problemleri hem uluslararası taşıma yapan firmaları hem de ithalatçı ve ihracatçı firmaları olumsuz olarak etkiliyor.
Türkiye'de sanayi bölgelerinde birçok depo yapılıyor ancak bu depolar ya talep edilen hizmete tam uygun olmuyor ya da tam kapasite ile kullanılamıyor: Türkiye'nin şu an tam donanımlı otomasyon düzeyi yüksek depolara ihtiyacı var: Yatırımların belirlenen lojistik ihtiyaçlara göre yapılması çok önemli. Bugün uluslararası çalışan firmalar depolama alanlannın tasarımını lojistik sağlayıcılar ile beraber yapmak istiyorlar: Çünkü doğru yapılmayan bir yatınm gelecekte artan rekabete uyum sağlayamayacak.
Tedarik zincirleri arasında yapılan doğru ve verimli ortaklıklar firmaları ayakta tutacak. Diğer yandan şu an Türkiye'de
lojistiğe karşı oluşturulmuş tam bir bakış açısı da sağlanmış değiL. Globalleşen dünyada Türkiye'nin dünya lojistiğinde önemli bir yere gelmesi gerekli. Daha öncede belirttiğim gibi,Türkiye konumu itibari ile çevresinde 300-400 milyon insanın yaşadığı ekonomik bir potansiyel ile çevrili. Eğer doğru politikaları ortaya koyar ve doğru gelişimleri sağlarsak bulunduğumuz bölgede hem lojistik bir üs haline gelir hem de bu bölgedeki lojistik pazardan almamız gereken payı alabiliriz.
Gelecekteki projelerinizi ve hedeflerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?
Sertrans oluşturduğu şirketler grubu ile holdingleşme yolunda ilerliyor ve kısa bir süre sonra bu hedefini gerçekleştirmiş olacak. Ankara, izmir; Bursa, Adana gibi Türkiye'nin önemli bölgelerinde yatırımlanmıza ve gelişmemize devam ediyoruz. Mevcut filomuzda yaş ortalamamız 3 yıl ve bu ortalamayı yüksetten araçlanmlZl sürekli yeniliyor ve filomuzu genişletiyoruz. Hadımköy ve Gebze'de lojistik üs olacak depolar için arazi yatınmlanmız tamamladık ve en kısa sürede hayata geçirmeyi planlıyoruz.
Şu an 100.000 metrekare alan üzerinde toplam 30.000 metrekare kapalı depolama alanına sahibiz ve hedefimiz bu kapasiteyi birkaç yıl içerisinde 100.000 metrekarenin üzerine çıkarmak. Şu an için Balkanlardaki yapılanmamız sürüyor: Bu yapılanmayıOrtadoğu ve Türki cumhuriyetlerinde devam edeceğiz ve bu bölgelerde etkin bir lojistik firması haline gelmeyi hedefliyoruz.
Sertrans olarak amacımız; şu an müşterilerimizle aramızda yaratmış olduğumuz stratejik iş birliğini gelecek yıllara, günün şartlarının gerektirdiği yatırımları yaparak ve geliştirerek taşımak, tedarik zincirinin içinde oluşan çelişkileri tespit ederek lojistik sistemlerini analiz etmek. bu zinciri ekonomik değer yaratarak yönetmek, tüm bilgi iletişimini elektronik platforma taşımak ve her müşterinin ihtiyacına uygun çözümleri üreten yani diyebiliriz ki rekabetin yaşandığı tedarik zincirleri içinde know-how yaratan bir iş ortağı olmak...
Yatırımlarımızı tüm bunları düşünerek gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz gelecekte sektöre yön veren bir fırma haline gelebilmektir.