Avrupa ülkelerinin uyguladığı geçiş belge kotalarının, araçların daha etkin kullanılmasında büyük bir engel olduğunu söyleyen Transer Genel Müdürü Murat Cömert, uygulamanın ekonomik bedelinin hem ülke hem de sektör açısından ağır olduğunu ifade ediyor.
Filo yönetiminde araçların maksimum verimlilikte kullanılmasının, öncelikli olarak uzman bir ekip ile mümkün olacağını
belirten Transer EGD, Bulgaristan ve Transer Uluslararası Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü Murat Cömert, araçların daha etkin kullanılmasındaki en büyük engelin ise Avrupa ülkeleri tarafından uygulanan geçiş belge kotalari olduğunu söylüyor. Cömert ayrıca, kota problemlerinin ülke ve sektör açısından çok ağır ekonomik bedelinin bulunduğuna da dikkat çekiyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olmaması, çeşitli kısıtlama ve kotalar nedeniyle, sefer yönetiminin, Ro-La, Ro-Ro gibi ilave kombinasyonlar gerektiren çok karmaşık bir faaliyete dönüştüğünü ifade eden Cömert, Çin gibi maliyet avantajıyla Türkiye'yi zorlayan bir ülkeye karşı Türk ihracatçısının tek avantajının zaman olduğunu vurgulayarak, sektörün bu yönüyle Türk ekonomisi için stratejik öneme sahip bir faaliyet yürüttüğünün altını çiziyor,
Karayolu taşımacılığının, hava ve deniz taşımacılığından farklı bir yapıya sahip olduğunu belirten Cömert. "Uluslararası hava ve deniz sahasını kullanamayan lojistik sektörü, geçiş yaptığı ülkelerdeki siyasal, sosyal yapıdan, hava şartlarından ve her türlü anlık gelişmeden etkilenmektedir. Başarılı bir sefer yönetimi, insan organizasyon, araçlarının teknik bakım ve kalitesi, ulusal gümrük mevzuatı, müşteri beklentisi, yükün içeriği, hava ve yol koşulları, teknolojik donanım, şoför performansı, ekonomik güç gibi birçok faktöre bağlıdır. Yönetilmesi yetkinlik isteyen çok kapsamlı bir süreçtir" diyor.
Koordinasyon, sefer kaybı yaratmayacak şekilde yapılmalı. Araçların bakımının, süreli evrakların ve şoför vizelerinin sefer kaybı yaratmayacak şekilde takip ve koordine edilmesi gerektiğini ifade eden Cömert, "Rota planlaması, yük, termin, mevzuat ve maliyet kalemlerinin hesaplanmasıyla devam eden ve tüm bu unsurların yük devamlılığı ile desteklenmesi de operasyonel olarak yerine getirilmesi gereken önemli şartlardır. Başarının sürekliliği. araçların sefer-maliyet ve performans kapasite kullanım analiz sonuçlarının sürekli irdelenmesi ile mümkündür. Ölçülebilir hedefler koymak, negatif ve pozitif noktaların tespiti, problemlerin sebeplerinin araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması da başarıyı getirecektir" diye konuşuyor.
Cömert, filo yönetiminin başarısında belirleyici role sahip bilgileri. araç teknik özellikleri; güzergah ülkelerdeki coğrafi özellikler; müşteri talebine ilişkin yer, zaman ve teknik beklentiler, araçlara ilişkin anlık konum bilgileri ve teknik özellikleri, sürücülere ilişkin vize ve güzergah tecrübesi şeklinde sıralıyor. Transer olarak bu bilgi kaynaklarını hızlı ve etkin bir şekilde kullandıklarını kaydeden Cömert, işe alım ve düzenli eğitimler sonucu sürücü yönetimi. kara operasyon servislerini ve filo servislerini entegre ve eş zamanlı olarak kullanmayı başardıklarını ifade ederek. "Transer, bu konuda insan kaynağına ve teknolojiye olan yatırımlarını devam ettirmektedir. ISO 9001 Kalite Güvence Belgesini sektörde ilk alan kuruluşlardan biri olarak filo yönetimi başta olmak üzere tüm iş akış süreçlerini tanımlamış, değişen müşteri beklentileri ve pazar koşullarına uygun olarak mevcut sistemi iyileştirerek Transer'i günümüz koşullarında rekabetçi konuma getirmiştir" şeklinde konuşuyor.
Her sefer, farklı bir proje olarak değerlendiriliyor
Transer'de her seferi başlı başına farklı birer proje olarak değerlendirdiklerini söyleyen Cömert, her seferin iş akış süreçleriyle takip edildiğini kaydederek, sefer öncesinde uygulanan prosedürleri, araçların teçhizat-periyodik bakım ve teknik kontrollerinin yapılmış ve test edilmiş olması, sürücülerin psikolojik ve fiziksel uygunluğu. sefere ait tüm belge ve dokümantasyonların kontrol edilip tamamlanmış olması, yük planlamalarının yapılmış olması. gerekiyorsa rota üzerindeki Ro-La. Ro-Ro organizasyonlarının yapılması, geçiş belgesi -ubak sefer avansları gibi tüm iş akışlarının eş
zamanlı gerçekleştirilmesi, tüm zimmet. bilgilendirmelerin sözlü ve yazılı dokümantasyonlarla tebliğ edilmesi şeklinde sıralıyor. Sürücü yönetimini, etkin işe alımdan başlayan çok önemli bir süreç olarak değerlendiren Cömert, "Transer. adayın daha önceki firma referans ve kanuni sorgulamalarına önem veriyor. Pozisyonun gerektirdiği deneyimin yanında psikoteknik ve teknik sürüş testlerini de zorunlu olarak uyguluyoruz. Ayrıca tüm sürücülerimiz. çalıştıkları dönem içerisinde düzenli bilgilendirme ve eğitim toplantılarına da tabii tutuluyor. insan kaynakları departmanı içerisinde sadece sürücülere yönelik hizmet sunmak üzere bir birim oluşturan şirketimiz, sürücülerin gelişimine son derece önem veriyor. Teknolojik olarak araç takip sistemi ve sürücü performans ölçüm sistemlerimiz ile de sürekli gelişim sağlanıyor.
Performans yönetimiyle geleceğin yöneticilerini keşfediyoruz
Uyguladıkları performans değerlendirme sistemi ile hedef odaklı bir şirket kültürü oluşturduklarını dile getiren Cömert. modelin şirkete kendi içinden geleceğin yöneticilerini keşfetme ve kendi değerlerini yaratma imkanı verdiğini belirterek, "Ölçülebilir şirket hedeflerinin, bölüm hedeflerine, bölüm hedeflerinin kişisel hedeflere dönüşmesi sağlanıyor. Gerçekleştirilen performansın yıl içerisinde ölçümlenmesi, gerekli düzenlemelerin yapılması ile yıllık performans sonucu oluşuyor. Belirlenen hedeflere ulaşılması. şirketimizde performans ödül sistemini de beraberinde getiriyor ve uygulamada da hedeflerimizi her yıl geliştiriyoruz. Hedef belirlemedeki kriterlerimizi ise ciro, taşıma sayısı. verimlilik, karlılık. maliyet avantajları ve yeni pazar hedefleri gibi göstergeler oluşturuyor. Ayrıca kişilerin yetkinliklerini ölçmek ve bunun sonuçlarına göre ilgili eğitim ve desteği sağlamak da sahiplenme ve sorumluluk bilinci gelişimine katkı sağlıyor" şeklinde konuşuyor.
Cömert. performans ölçümü. verimlilik ve maliyet analizi gibi kavramların lojistik sektöründe hayatta kalmanın temel şartlarını oluşturduğunu belirterek, sektörde 10 yıl öncesindeki en büyük 10 şirkete bakıldığında bunlardan beşinin hayatta olmadığının, diğer beşi n ise 10 yıl önceki konumlarını koruyamadıklarının açıkça görüldüğünü söylüyor. Aynı ortamda birileri büyürken bazılarının organizasyonel yapısının bozulması ve küçülmesini başka gerekçelerle açıklamak mümkün olmadığını ifade eden Cömert şunları kaydediyor: "Performansını ölçen. maliyet analizi yapan ve verimli çalışan kuruluşlar hayatta kalmaya devam edeceklerdir. Günümüz rekabet koşullarında bu kavramları ölçmeden kalıcı olmak mümkün değildir. Bilmediğiniz maliyetlerinizle avantaj veya dezavantajlarınızla bir satış stratejisi oluşturamaz ve sahip olduğunuz tüm kaynakların verimliliğini tespit edemezsiniz. Ölçemediğiniz şeyi geliştiremezsiniz. Yeni pazar koşullarında her şeyi ölçmek. irdelemek ve sonuçlara göre kısa-orta-uzun vadeli hedeflerinizi belirlemek zorundasınız".