Fransız Pascal ve Moldovalı Marin’in Romanya’daki ortak dili ‘Türkçe’
“Türkiye, çok çalışkan ve dinamik bir ülke. Bir sipariş geldiği zaman veya bir iş teklifi alındığında Türkiye’deki bir işadamı müşteri memnuniyetini sağlamak için mutlaka o siparişi
yapar, yetiştirir. Batıda bu anlayış yok. Kendi kendine yetecek bir ülke. Bence Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı yok.”
Act Logistic isimli uluslararası bir Türk şirketinde çalışan Fransız Pascal Derache (44) ile Moldova vatandaşı Marin Codita (22)’nın Bükreş’teki ortak anlaşma dili Türkçe.
Merkezi İstanbul’da bulunan Act Logistic firmasında sırasıyla Fransa, Türkiye ve son olarak Sofya’da görev yapan Pascal Derache, firma ile kendini tam anlamıyla bütünleştirmiş. Şirketin Balkanlarla ilgili genişleme ve organizasyonundan da sorumlu olan Derache, Act Logistic Bükreş şubesini de faaliyete geçirmiş. Buradaki şubenin başına da eğitimini Bükreş’teki bir üniversitede sürdüren Moldova Cumhuriyeti vatandaşı Marin Codita’yı getirmiş. Birbiri ile bildikleri Türkçe ortak dille anlaşabilen Fransız Pascal’la Moldovalı Marin’in çok ilginç hayat öyküleri var.
1964’te Fransa’nın Lille şehrinde doğan Derache, Lojistik okulundan mezun olmuş. Okulunu bitirir bitirmez (1984) Act Lojistic yetkilisi Hakan Bey’le tanışmış ve Fransa’daki firmada çalışma teklifini kabul ederek burada işe başlamış. Fransa’da 5 sene çalıştıktan sonra başarılı çalışmaları dikkate alınarak Türkiye’de görevlendirilmiş. Ancak Türkiye’deki ilk gecesinde büyük bir şok yaşayan Fransız Derache o geceyi hâlâ unutamıyor. Tarih, 17 Ağustos 1999. Türkiye’deki ilk gecesini deprem şoku ile geçiren Pascal Derache, Florya’da kaldığı için ilk anda Atatürk Havaalanı’ndaki bir uçağın yakınlarına düştüğünü düşünmüş. Ancak sabahleyin deprem gerçeğini öğrenebilmiş.
“Neye uğradığımı şaşırdım. Türkiye’deki ilk gecemi 17 Ağustos depremi sarsıntısı ile geçirdim. Çok tuhaf bir geceydi.” diyen Derache, o anda Türkiye’den geri dönmeyi düşünüp düşünmediği sorumuza “Hayır, geri dönmeyi düşünmedim. İşime devam ettim.” diye cevaplandırıyor.
Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı yok
Türkiye’de kaldığı süre içerisinde Türk kültürü, esnaflık, iş, ticaret anlayışını çok iyi öğrenen Derache, Türk firmalarının pazarlama ve satış tekniklerini övgüyle karşılıyor ve takdir ettiğini dile getiriyor. “Gerçekten pazarlama ve satış tekniklerini çok iyi kullanıyorlar. Müşteriye hiç bir zaman yok demiyorlar. Her zaman her şartta pazarlama yapma opsiyonunu, alternatifini kullanabiliyorlar. Bunu yaparken de çok iyi hesap yapıyorlar.” ilginç tespitlerini yapan Pascal Derache özellikle İzmir’e hayran kaldığını ifade ediyor.
“Emekli olursam hayatımın geri kalanını İzmir’de geçirmek istiyorum.” diyen Derache, Türkçeyi yaşadığı çevresinden, arkadaşlarından pratik şekilde öğrenmiş. Hiç kursa gitmemiş. Türk yemeklerine ve Türk insanının çalışkanlığına hayran kalan Derache, Türkiye’nin dinamizmini şu sözlerle dile getiriyor, “Türkiye, çok çalışkan ve dinamik bir ülke. Bir sipariş geldiği zaman veya bir iş teklifi alındığında Türkiye’deki bir işadamı müşteri memnuniyetini sağlamak için mutlaka o siparişi yapar, yetiştirir. Batıda bu anlayış yok. Kendi kendine yetecek bir ülke. Bence Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı yok.”
Derache’ye bağlı Balkanlar bölgesinde 50’ye yakın çalışan bulunuyor. Şirket Türkiye ile Bulgaristan, Romanya, Fransa, İtalya, Belçika ve İspanya arasında taşımacılık yapıyor.
Türkiye’deki müşteri memnuniyeti anlayışına büyük önem verdiklerini belirten Derache, Türkçe “Biz müşterilerimize tutamayacağımız sözü vermiyoruz. Verdiğimiz sözü de tutuyoruz. Eğer bir malı şu tarihte teslim edeceğiz demişsek o tarihte mutlaka teslim ederiz.” diyor.
Ağırlıklı olarak tekstil malzemeleri taşımacılığı yapan şirket Romanya ve Bulgaristan’ın Avrupa Birliği’ne girmesinden sonra AB’ye bu iki ülke üzerinden açılma stratejini uygulamaya başlamış. Bu amaçla Bükreş bürosu faaliyete geçirilmiş. Büronun satış ve pazarlama bölümünün başına da Moldova Cumhuriyeti’nden Marin Codita’yı getirmiş.
“Romanya ve bölgede üretim yapan şirketlere yardımcı olmak amacıyla burada faaliyete geçtik.” diyen Derache, bu konudaki iddiasını, “Romanya’da sektöre alternatif olmak için girdik. Başarılı olacağımıza inanıyorum.” sözleri ile dile getiriyor.
Bükreş temsilciliğine eleman ararken çok kişinin kendilerine iş başvurusunda bulunduğunu ancak kendilerinin Marin Codita’yı tercih ettiklerini vurgulayan Derache, Marin’in Türkçeyi bilmesinin kendisini işe almalarında büyük etkisi olduğunu söylüyor. “Marin’le burada her şeyi Türkçe konuşup anlaşıyoruz. Hiçbir problem yok. Bunu yıllar önce Fransa’da aklıma bile getiremezdim. Çok komik gelirdi. Dünyanın ne kadar globalleştiğini bizim bu örneğimiz bile ispatlıyor.” diyen Pascal Derache özellikle Türk aile yapısından çok etkilendiğini belirtiyor ve takdir ettiğini ifade ediyor.
Marin, Türkçe öğrendiği okulunu unutamıyor
Moldova Cumhuriyeti vatandaşı olan Marin Codita’nın da ilginç bir geçmişi var. Başarılı bir öğrenci olan 22 yaşındaki Codita, Moldova’nın Basarabca ilinde dünyaya gelmiş. İşçi bir baba ile öğretmen bir annenin çocuğu olan Marin, bu ülkedeki, Gagauz bölgesinin Çadır Lunga şehrindeki Türk Lisesi’nden mezun olmuş. Lisenin açtığı giriş sınavını birincilikle kazanarak burada burslu okumaya hak kazanan Codita, Türkçe ve Türk kültürü ile ilk defa burada karşılaşıyor.
“Önceleri sadece kitaplarımızda Türkleri, Romanya ve Moldova’yı işgal eden millet olarak biliyordum. Ancak Türk okuluna gittikten sonra Türkleri ve Türkiye’yi iyi tanıyabildim.” diyen Marin Codita, bu konuda öğretmenlerine çok şey borçlu olduğunu söylüyor. Okulunda bulunduğu 5 seneyi ve öğretmenlerini unutamadığını belirten Marin, Türk yemeklerini çok beğendiğini, yatılı kaldığı öğretmenlerinden bir çok yemek öğrendiğini, özellikle Maklubeyi çok sevdiğini anlatıyor. Hatta Bükreş’teki okul arkadaşlarına zaman zaman Maklube ziyafeti verdiğini de belirtiyor Marin.
Bükreş’in en önemli üniversiteleri arasında başta gelen ASE Ekonomi Fakültesi’ni de burslu (ücretsiz) olarak kazanan Marin Codita, fakültenin son sınıfında okuyor.
Fakültede okurken her yaz tarım vizesi alarak İngiltere’ye de giden ve orada okul harçlığını çıkaran Marin Codita, başvurduğu Act Logistic’ten olumlu cevap almasıyla bu şirkette çalışmaya başlamış. Türkçe, İngilizce, Rusça ve Romence bilen Marin Fransız Pascal’la ortak Türkçe dilinde anlaşabilmiş.
“Bir Fransızla Türkçe konuşabileceğimi, anlaşabileceğimi düşünemezdim.” diyen Marin’e müdürü Pascal Derache’de aynı şekilde mukabele ediyor.
Çok kimlikli bir firmada, farklı kültürden insanlarla birlikte çalışmanın çok büyük avantajları olduğunu belirten Codita ve Derache, “Birlikte çalışmaktan son derece memnunuz.” görüşünü dile getiriyorlar. Farklı kültürden insanlarla bugüne kadar hiçbir olumsuzluk ve dezavantaj yaşamadığını vurgulayan ve “Aksine farklı insanlarla birlikte çalışmanın çok faydalarını gördüm.” diyen Derache, çalışacağı kişilerle ilgili en önemli prensibini ‘dürüstlük ve sözünde durmak.’ şeklinde açıklıyor.