Sektördeki oyuncu sayısının çok fazla olmasına karşın tam anlamıyla entegre hizmet veren firma sayısının gelecekte azalacağını öngören Sertrans Satış Pazarlama Direktörü Zeki Armağan, gelecek dönemde altyapıya, teknolojiye ve insana yatırım yapabilecek mantalite ve finansal güce sahip firmaların ayakta kalacağını savunuyor.
sektöründe oyuncu çokluğu, rekabet ve kalite sorununu da beraberinde getiriyor. Rekabetin yoğunluğu ve
kalitenin giderek düşmesi faaliyet gösteren firmalar kadar sektörün de gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Bu kısırdöngüden kurtulmanın yolu ise, yatırım yapmaktan geçiyor. Sektöre uzun yıllardır hizmet veren ve kendi firmalarının yanı sıra sektöre de yatırım yapan bazı oyuncular ise, gelecekte kalitenin kazanacağına ilişkin inançlarını koruyorlar. Sektördeki oyuncu sayısının çok fazla olmasına karşın tam anlamıyla entegre hizmet veren firma sayısının gelecekte azalacağını öngördüklerini söyleyen Sertrans Satış Pazarlama Direktörü Zeki Armağan, zamanla doğal bir elenmenin olacağına inananların başında geliyor. Önümüzdeki dönemde güçlü finans yapısı yanında, sektörel istek, bilgi ve tecrübesi yoğun firmaların büyüyeceği bir sürece girileceğini savunan Armağan,
"Bu anlamda altyapıya, teknolojiye ve insana yatırım yapabilecek anlayış ve finansal güce sahip firmalar ayakta kalacaktır. Büyümeyi tetikleyecek en önemli unsur ise ekonomideki istikrarlı yapının sürmesi olacaktır" diyor.
2007 yılının lojistiğin önemli halkalarından biri olan uluslar arası karayolu taşımaları için yine belge problemlerinin yaşandığı bir yıl olduğunu ve yine önümüzdeki yıllarda da bu problemin Türk nakliyecisinin önünde bir engel olarak devam edeceğini söyleyen Armağan, her yıl olduğu gibi 2007'de de rekabetin yoğun yaşandığını ve kar marjlarının düştüğünü kaydediyor. Döviz kurlarındaki düşüşün ihracatçıları etkilediğini ancak buna rağmen karayolu taşımaIarına bakıldığında genel olarak yüzde 29'Iuk bir artış gerçekleştiğini hatırlatan Armağan,
"2008 yılı da sektör için 2007
yılından farklı bir grafik çizmeyecektir. Ekonomideki pozitif gelişmeler, istikrara kavuşan yapı Türkiye'nin lojistik anlamda önemini daha da artırdı.
Uluslararası nakliyedeki gelişmelerin yanında lojistik ve depolamada büyük yatırımlar gerçekleşiyor. Türkiye'ye yatırım yapmayı planlayan şirketler arttıkça bu alandaki yatırımlar da büyümeye devam edecek. Önümüzdeki 5 yıl gerçek anlamda lojistiğe geçiş dönemi olacak" yorumunu yapıyor.
Karayolunun üstünlüğü devam edecek
Sektörde en fazla büyümenin kara ve denizyolu taşımacılığında görüldüğünü, hava yolunun ise pahalı olması nedeniyle tercih edilmediğini kaydeden Armağan, müşteri beklentilerinin hızlı bir şekilde karşılanması, üretim yapan firmaların neredeyse stoksuz çalışmayı tercih etmesi nedeniyle karayolunun öneminin devam edeceğini belirtiyor.
Son dönemlerde yakın Avrupa ülkelerine yapılan hızlı denizyolu taşımalarının karayoluna rakip olarak görülebileceğini dile getiren Armağan,
"Ancak özellikle tekstil ve otomotiv sektöründe zamana dayalı ürünlerin nihai tüketiciye ulaştırılmasında ve parsiyel yüklerin taşınmasında karayolunun üstünIüğü devam edecek" diye konuşuyor.
Şu an sektörde sadece kendi araçları ile uluslararası taşıma yapan bin 200
kadar firmanın mevcut olduğunu, bin 200 kadar da forwarder firmasının faaliyet gösterdiğini hatırlatan Armağan,
uluslararası taşımacılık ile ilgili geçmiş yıllarda devlet tarafından verilmiş teşvikler ile Türkiye'de ihtiyaçtan fazla araç filosu oluştuğunu savunuyor. Bunun da kaliteli hizmetten daha çok fiyat rekabetini ortaya çıkardığını dile getiren Armağan,
"Türkiye'de lojistik payının 30 milyar olduğu ifade ediliyor. Şu anda bu değerlere ulaşılmış değil çünkü firmalar henüz dış kaynak kullanımı alması gereken tüm işlerini profesyonellere aktarmamış durumda. Diğer yandan Türkiye'de lojistiğe tam bir bakış açısı da sağIanmış değil.
Globalleşen dünyada Türkiye'nin dünya lojistiğinde önemli bir yere gelmesi gerekli. Türkiye konumu itibari ile çevresinde 300-400 milyon insaının yaşadığı ekonomik bir potansiyel ile çevrili. Eğer doğru politikaları ortaya koyar, doğru gelişimleri sağlarsak, bulunduğumuz bölgede hem lojistik bir üs haIine gelir, hem de bu bölge deki lojistik
pazardan almamız gereken payı alabiliriz" görüşünü aktarıyor.
Tam donanımlı depolara ihtiyaç var
Uluslararası nakliyecilerin AB'deki nakliyeciler ile aynı şartlara sahip olması gerektiğine de dikkat çeken Armağan, her sene yaşanan belge problemlerinin hem uluslar arası taşıma yapan firmaları hem de ithalatçı ve ihracatçı firmaları olumsuz olarak etkilediğini anlatıyor. Ayrıca Türkiye'de sanayi bölgelerinde birçok depo yapıldığını ancak bu depoların ya talep edilen hizmete tam uygun olmadığını ya da tam kapasite ile kullanılamadığını vurgulayan Armağan,
'Türkiye'nin şu an tam donanımlı otomasyon düzeyi yüksek depolara ihtiyacı var. Yatırımların belirlenen lojistik ihtiyaçlara göre yapılması çok önemli.
Bugün uluslararası çalışan firmalar depolama alanlarının tasarımını lojistik sağlayıcılar ile beraber yapmak istiyorlar. Çünkü doğru yapılmayan bir yatırım gelecekte artan rekabete uyum sağlayamayacak. Tedarik zincirleri arasında yapılan doğru ve verimli ortaklıklar firmaları ayakta tutacak" şeklinde konuşuyor.
2007'de depo altyapımızı geliştirdik
2007 yılı için yüzde 30 büyüme hedeflediklerini ve yıl sonunda büyüme hedefi paralelinde sonuçlar elde ettiklerini kaydeden Sertrans Holding Satış Pazarlama Direktörü Zeki Armağan, büyümenin tüm faaliyet alanlarında aynı oranda olmakla beraber uluslar arası nakliyede yüzde 30'un üzerine çıktığını açıkladı. 2007 yılında yatırımlarının toplam 10 milyon euroyu bulduğunu açıklayan Armağan, 2007 yılında yatırımların ağırlıklı olarak entegre lojistik hizmetlerini daha da büyütecekleri depo alt yapısını geliştirmek üzerine olduğunu ifade etti.
Hadımköy'de 25 bin metrekarelik lojistik üssü projelerinin tüm alt yapı çalışmalarının sona erdiğini hatırlatan Armağan, 2007 Kasım ayı içerisinde de inşaatına başlanan projeyi 2008 Eylül ayında faaliyete geçirmeyi planladıklarını açıkladı. Samandıra antrepolarının da 5 bin 500 metrekare ile hizmet verdiğini aktaran Armağan,
"Burayı 2008 içinde büyütmeyi planlıyoruz. Bu yatırımlarımızın yanı sıra ayrıca Eylül ayı içerisinde Gebze'de 6 bin metrekarelik depomuz hizmete girdi. Uluslararası nakliyede gelişen ihtiyaçlara ve büyümemize paralel olarak da 50 adet yeni araç yatırımı yaptık. Lojistik hizmet veren bir şirket olarak hizmet kalitesini arttırmak ilkesiyle mevcut ve gelişmekte olan teknolojiyi takip edip uygulanabilir hale getirmek için çalışıyoruz. 2007 yılında teknolojik altyapıya 350 bin euro yatırım yapıldı. Yatırım yaptığımız alanları uydu GPS araç takip sistemleri, depo RF Barkod Otomasyon sistemleri kısaca WMS olarak adlandırabiliriz. Ayrıca sistem altyapımızda yapılan yatırımları da TMS nakliye yönetim sisteminin günümüz şartlarına ve ihtiyaca göre güncellenmesi ve geliştirilmesi; CRM sistemimizin ve sistemsel altyapının geliştirilmesi ve güncellenmesi olarak özetleyebiliriz" dedi.
10 milyon euroluk yatırım hedefimiz var
2008 yılında da yine 2006 ve 2007 yılında
olduğu gibi yüzde 30'lar civarında büyümeyi hedeflediklerini vurgulayan Zeki Armağan, büyümenin yine ağırlıklı olarak uluslararası nakliye, depo ve antrepolardan sağlanacağını aktardı. 2008 yılında yatırım bütçelerinde ağırlıklı olarak İstanbul, Bursa, Adana illerindeki ve Bulgaristan'daki depolara yönleneceklerini kaydeden Armağan, 2008 yılında da 10 milyon euro civarında yatırım yapmayı planladıklarını söyleyerek,
"Hadımköy lojistik üssünü 2008 yılı içerisinde bitireceğiz. Yine Gebze'de yapacağımız yaklaşık 60 bin metre karelik bir lojistik üssü yatırımı için tüm alt yapı çalışmalarımızı tamamlayacağız. Ayrıca, Bursa ve Adana'da yeni depo yatırımlarımız olacak. Yurtdışında ise Bulgaristan ve Romanya'daki şirketlerimize ağırlık vereceğiz. Bulgaristan'da yeni bir depo yatırımımız olacak" şeklinde konuştu.